İngilizce’de Tanrı Ne Demek? Bir Kelimenin Ardındaki Anlamı Ararken
Hayatımda birkaç an vardır, kelimelerle kurduğum bağın beni bir şekilde derinden değiştirdiğini fark ettiğim anlar. Bu yazı da o anlardan birini anlatacak. Belki de, doğru kelimeyi bulduğumda ne kadar değişebileceğimi keşfettiğim anlardan.
Bir Kelime, Bir Sorun, Bir Arayış
Kayseri’nin taş sokaklarında yürürken, aklımda bir sürü şey vardı. Ama bir kelime, o an içinde bulunduğum her şeyi öyle bir anlamlandırdı ki, birden tüm düşüncelerim silindi. “Tanrı” kelimesi… Evet, tanrı. Hepimizin hayatında bir şekilde yer etmiş olan bu kelime, bu düşünce… Ama bu kelimenin İngilizce karşılığını düşündüm bir an. İngilizce’de tanrı nasıl bir şeydi?
Bir süre önce, yabancı dilde bir ders sırasında öğretmenimiz, “God” kelimesinin anlamını anlatıyordu. “God”… Bunu her zaman duyduğumuzda bir anlam varmış gibi gelir, ama derinlemesine düşündüğümde, bunun sadece bir kelime olmaktan öte bir şey olduğunu fark ettim. Peki ya İngilizce’de, o anlamda tanrı ne demekti?
İçimde bir merak uyanmıştı. Tanrı, bizim hayatımıza girmeden önce, kelimenin sadece dildeki karşılığıyla ne kadar büyüleyici bir güce sahip olabilir? Kayseri’nin soğuk sabahlarından birinde bu soruyu sormak, bir anlamda hayatımda keşfedeceğim bir şeyi aramak gibiydi.
Bir Kelimenin Ardındaki Sorgulama
Eve geldiğimde, bilgisayarımı açıp “God” kelimesini araştırmaya başladım. Kayseri’nin sükûnetiyle, bu kelimenin anlamı beni derinden etkiliyordu. “God” kelimesi, bizim yaşadığımız her şeyin ötesinde, bazen tam da içinde bulunduğumuz anlarda tanımladığımız bir varlık gibi hissediliyordu. Ama yine de bu kelimenin beni nasıl hissettirdiğini bir türlü anlatamıyordum.
Beni etkileyen şey, “God” kelimesinin sadece bir güç, bir varlık değil, aynı zamanda bir yön ve bir şeylerin başlangıcı olmasıydı. İngilizce’deki “God” kelimesi, bambaşka bir anlam taşırken, bizler kendi dilimizde tanrı kelimesine ne kadar yükleriz, ne kadar katman ekleriz, bilmiyorum.
Sabahın ilk ışıklarıyla bu sorunun cevabını bulmak için düşündüm. Kayseri’nin karanlık sokaklarında yürürken, bazen içimde o kadar çok sorgulama olur ki, sanki her adımım bir anlam arayışı gibi gelir. O an düşündüm: Tanrı, dilin ötesinde, hayatın içindeki her anın parçası olabilir mi? İngilizce’deki “God” kelimesi sadece bir ifade olabilir ama, içinde her şeyin özüyle örtüşen bir anlam taşıyor olabilir mi?
İngilizce’deki “God” ve Kendi Tanrı’mız
Bir hafta sonra, o sabah düşündüklerimi biraz daha derinlemesine anlamaya başladım. Kayseri’nin o güzel, soğuk sabahlarında, pencereyi açıp, gözlerimi gökyüzüne dikerken, belki de Tanrı’yı veya “God”u doğru şekilde anlamaya çalışırken bir şey fark ettim: Her kelimenin, her dilin arkasında bir duygu, bir arayış var. İngilizce’deki “God” kelimesinin bize sunduğu anlam, farklı bir bakış açısı katabilir ama bu demek değil ki, biz kendi tanrımızı başka bir kelimede bulmalıyız. Bizim içimizde olan o Tanrı, o güç, her zaman içimizdeki inanç ve gücün bir yansımasıdır.
“God” kelimesinin sadece bir kelime olduğunu kabullenmek, aslında ona yüklediğimiz anlamın bizim hayatımızı nasıl şekillendirdiğini fark etmek gibi bir şeydi. Tanrı, bizim inançlarımızla şekillenir, o bir kelime olmaktan öte bir yaşam biçimi haline gelir.
O günden sonra, tanrı kelimesini düşündüğümde, artık bir dildeki anlamından daha fazlasını hissediyorum. İngilizce’deki “God” kelimesi de, bizim içimizdeki her şeyin kaynağı, inançlarımızın gücüydü. Belki de Tanrı, sadece bir kelime olmaktan daha fazlasıdır. Her birimizin içinde farklı bir “God” anlamı vardır ve bu anlam, her dilde farklı şekilde vücut bulabilir.
İngilizce’deki “God” bana her şeyin özünü hatırlatıyordu. Kendi içimdeki Tanrı’yı keşfettiğimde, belki de kelimenin gerçek anlamını bulmuş olacaktım.